YENİ DÜNYAYA POZİTİF BAKIŞ

0
816

21.yy. dünyasında insanlık tarihi için yeni atılımların yeni yaşam, alanlarının ve değişen, yaşam koşullarının insan psikolojisi üzerinde iz bırakan birçok gelişim ve değişimlerden etkilemektedir, bunlara öncülük eden etkenler başında; sanayi, teknoloji, sağlık, bilimsel çalışmalar, sanat, eğitim vb. birçok gelişmeler insan yaşamını etkilemektedir. Bu gelişim ve değişimden etkilenen insanların yaşama olan bakış açısını, ruh sağlığını, yeni yaşama uyum sürecine etkisi kaçınılmazdır. Baş döndürücü hızla gerçekleşen değişimler insanlar üzerinde olumlu olumsuz pek çok etkilere neden olmaktadır bu durum ile mücadele etmek zorunda kalan insanların hayata olan bakış açılarında büyük değişim sağlayacak olan pozitif psikoloji yaklaşımıdır, bu yaklaşım yeni dünyaya pozitif bakış açısı kazanmamızı sağlıklı ve iyimser bir yaşamın temellerini oluşturmamıza katkı sağlamaktadır. Pozitif psikoloji ile yeni bakış açıları kazandırması insanların yaşadıkları zorluklarla mücadele etmesinde pozitif bir bakış açısı kazanmalarıyla mümkün olacağı görüşü, pozitif psikolojinin vurguladığı önemli noktalardan biridir.

Pozitif psikoloji temelde insanların olumlu karakter özelliklerini, erdemlerini ve güçlü yanlarını merkeze alan, normal hayatı daha doyurucu ve mutlu hale getirmeyi amaçlamaktadır, pozitif psikoloji, geleneksel psikolojinin yerini aldığı sanılmaktadır aksine pozitif psikoloji, geleneksel psikoloji tamamlar ve katkı sağlayarak gelişmeye devam eden bir yaklaşımdır. Hayatın içindeki birçok olumsuzlukları, zayıflıkları, çaresizlikleri ve mutsuzluğu reddetmiyor. Fakat birçok olumsuzluklara rağmen gücün önemli olduğunu vurgulanmaktadır. Pozitif psikoloji hayatı onu önemli kılan şeylerin üzerine inşa etmenin, kötü olanı tamir etmek kadar önemli olduğunu vurguluyor.  Pozitif psikoloji bir diğer hedefi ise insanların negatif (-) yönden, pozitif (+) yöne ilerlemelerine eşlik etmektir. Pozitif psikolojinin varsayımlarına göre toplumun büyük çoğunluğu kendini ne mutlu ne mutsuz olarak gören bireylerden oluştuğu belirtilmektedir. Ancak pozitif bakış açısıyla gördükleri olumsuzlukların yanında, olumlu ve iyimser bir bakış açısı kazanmanın mümkün olduğunu bunun bireylerin yaşam doyumuna artırmaya çaresizlik duygusunun azalmasına katkı sağlayarak anlam arayışına sevk etmektedir. Geleneksel anlamda psikoloji duygusal problemlerin üstesinden gelmeye yoğunlaştığı bir hastalık modeli olarak bilmektedir. Pozitif psikoloji insanları psikolojik hastalıklardan nasıl kurtarılacağı sorusuna cevap aramaz. İnsanları nasıl sağlıklı hale getirebiliriz sorusu psikolojinin cevap aradığı temel dayanak noktasını oluşturmaktadır.

Bütün problemlerin çözümünde pozitif psikolojinin kullanılacağı gerçekçi bir yaklaşım değildir. Ancak pozitif psikolojin benimsediği prensipleri hayatın farklı alanlarında ve zamanında uygulayabiliriz. Örneğin; iş hayatında, arkadaşlık ilişkilerinde, devlet idaresi alanında, sosyal alanlarda uygulayabiliriz. Bireyleri ve toplumu sahip oldukları güçler üzerine inşa etmeye cesaretlendirebilir. İyi olmanın temelleri üzerine durarak hayatı yaşamaya değer kılan şeylere daha fazla enerji aktarabiliriz. Hayatı yaşamaya anlam katarken yapılan uğraşlara bir akış içinde gerçekleştirmemiz heyecan ve huzur verici özelliği kendinde barındıran özelliklere sahiptir akışın yoğun yaşanması mutluluğu iyimserliği, yaşam doyumunun hissedilmesinde önemli bir rolü bulunmaktadır.

Pozitif psikoloji yaşamda nelere odaklanmamız gerektiğini, yeni bakış açısının temel dayanakları üzerinde yapılması gerekenleri şu şekilde açıklar;

Nerden sorusundan çok nereye sorusuna cevap aramamız gerektiğini. Geçişmişe odaklanmak yerine geleceğe odaklanmanın bireyler için daha sağlıklı ve olumlu benlik imalı oluşturmalarına katkılar sağlayacağı görüşünü savunur. Normal yaşamı daha doyumlu hale getirmek. Zayıflıklarla baş edebilmek kadar güçlü yönlerimizi nasıl kullanmamız gerektiğini de yönelik pozitif bakış açısı kazanmamıza katkı sağlamamaktadır. Pozitif psikoloji bireylerin sahip olması gerektiği değişim için bireylerin önce kendini tanıması ve saygı duymasının en büyük kazanım olacağı görüşünü savunur bunun yanı sıra  bireylerin bazı kazanımlar sağlaması gerektiği bunların; mutluluk arayışı, umut, iyimserlik kendini toplama gücü/yılmazlık, affedicilik(başkalarını affetmek, kendini affetmek), öz yeterlilik (self-esteem), öz anlayış (self-compassion) gibi güçlü birey olmaya katkı sağlayacak özellikler için kendini tanıma süreciyle yeni dünyaya pozitif bir bakış açısı kazanılabilir.

Psikoloji bilimi cinsellik ve saldırganlık gibi yıkıcı dürtüleri olduğu kadar inanç, umut ve sevgiyi de insanın iç dünyasındaki temel eğilimler olarak kabul etmiş olsaydı, sanıyorum insanlara yardım etmede daha avantajlı bir konumda bulunurduk…  Victor Franklı ‘

Yunus Emre Yılmaz
Hasan Kalyoncu Üniversitesi
Bölümü: Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik Anabilim Dalı